KMO

KMO 46. DÖNEM OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ. SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

    Yayına Giriş Tarihi: 27.03.2018  Güncellenme Zamanı: 28.03.2018 13:54:09  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 27.03.2018 14:53:05

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası’nın (KMO) 46. Olağan Genel Kurulu ve seçimleri, 24-25 Mart 2018 tarihlerinde Ankara’da yapıldı. 24 Mart’ta İMO Teoman Öztürk Salonunda yapılan genel kurulun seçimleri 25 Mart’ta Oda merkez binasında yapıldı.

Genel Kurulda Odanın 46. dönem yönetim, onur ve denetleme kurulları ile KMO`yu TMMOB genel kurulu, yönetim kurulu, yüksek onur ve denetleme kurullarında temsil edecek 100 delege, blok liste olarak seçimlere giren Çağdaş Mühendisler`den oluştu.

Seçimler sonucunda,

Oda Yönetim Kurulu asıl üyeliklerine; İbrahim Akyürek, Osman Özgün, Ayfer Güçlü Aras, Enis Tolga Eroğlu, Ali Uğurlu, Yusuf Kenanoğlu, Korman Obuz,  Enis Tolga Eroğlu, yedek üyeliklere; Hasan Koç, Şahin Biçer, Sıdıka Yasemin Baydar, Hüseyin Kaya, , Yılmaz Değerli, Şafak Bayındır, Cevdet Günal Tüzün. 

KMO`yu TMMOB Yönetim Kurulunda temsil etmek üzere Mehmet Besleme, Halil Kavak, Kenan Çalışır  

TMMOB Yüksek Onur Kurulu`na Gürel Nişli, TMMOB Denetleme Kurulu`na Emin Demir

KMO Denetleme Kurulu asıl üyeliklerine; Necmi Maden, Hüseyin Çamalan, Sadi Elidemir, Mustafa Utaş, Gülfidan Demir yedek üyeliklere ise Feridun Öztürk, Kerim Bilgehan, Ali Kolbaşı, Kemal Akın Arıduru, Adem Zeybekoğlu

KMO Onur Kurulu asıl üyeliklerine Ali Çelik, İbrahim Bülent Atamer, Bayram Çıralı, Kemal Akbay, Hasan Tahsin Durmuş yedek üyeliklere; Celal Güzelyürek, Niyazi Özgür, Cengiz Barbaros Toygür, Bekir Taylan Çoruh 

Seçilmişlerdir. Oda Yönetim Kurulu görev dağılımını ilk toplantısında yapacaktır. Yönetim Kurulu Başkan, Sekreter ve Sayman üyelerinin de belirleneceği görev dağılımı ayrıca kamuoyuna duyurulacak.

Genel kurulda oybirliği ile benimsenen sonuç bildirisi aşağıda örgütümüzün ve kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.

TMMOB KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI 46. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRGESİ

Türkiye gündeminde yalnızca bir gün içerisinde dahi ülkeyi değiştirecek ciddi gelişmeler yaşanırken, iki yılı daha geride bırakan meslek odamızın genel kurulunu "olağanüstü" zamanlarda gerçekleştiriyoruz. Bu olağanüstü zamanlarda hem insan kalabilmek, var olabilmek, hem de mesleğimizi layıkıyla icra edebilmek, mesleğimizi daha da yükseltebilmek için tüm saldırılara karşı mücadele veriyoruz. 

Akıldan, bilimden ve vicdandan uzak AKP iktidarı bu dönemde de 12 Eylül faşizminden aldığı güçle meslek örgütümüz TMMOB`yi itibarsızlaştırmak, yetkilerini elinden almak için saldırılarını sürdürdü. Bunun en can alıcı adımlarından birisi de idari ve mali denetim için bu dönem odamızın kapısına dayanmış olmalarıdır. Darbe anayasasının getirmiş olduğu ve bir ölü norm olarak değerlendirilebilecek ek maddeye dayanarak, 2008 yılında Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Raporu`ndan bu yana sürdürdükleri uğraşlarını somutlamaya çalışan AKP iktidarının saldırısına karşı odamız tüm birimleri ile karşı koymuştur. Denetim talebi politiktir! Aynı zamanda usul ve esasları belirlenmiş olmadığı için hukuka aykırıdır. Her daim şeffaflıktan yana olan odamız herhangi bir idari, mali denetime karşı çıkmamakta, hatta gerekli tüm dökümanları kamuoyu ile web sayfası üzerinden paylaşılmıştır; karşı çıkılan hukuka aykırı bir şekilde yapılmak istenen politik saldırıdır. TMMOB de KMO da iktidarın itibarsızlaştırma çabalarına karşı mücadeleye devam edecek ve doğru bildiği yoldan ayrılmayacaktır. 

İktidarın TMMOB`ye saldırıları devam ederken SGK da TMMOB ile imzalamış olduğu mühendisler için asgari ücret anlaşmasını tek taraflı feshetmiştir. Üyelerimizin özlük hakları için mücadeleye kuşkusuz ki devam edeceğiz ve bunun önemli ayaklarından birisi de düşük ücret politikalarıdır. Meslektaşlarımız bitmeyen mesailer, keyfi işten çıkarmalar, düşük ücrete mahkum edilmeye çalışılmaktadır. 

O güne dek paralel yürüyenlerin Fetullah Gülen ve yandaşları olarak 15 Temmuz`da gerçekleştirmeye çalıştıkları darbe girişiminden bugüne iktidarın faşizan uygulamaları, halkı adeta nefes alamaz noktaya getirmiştir. Bitmeyen OHAL,  tamamen keyfi KHK`lar ile günlük hayat yaşanmaz kılınmıştır. Cumhurbaşkanı işverenlerle yaptığı toplantıda açıkça "OHAL‘i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Grev tehdidi olan yere biz OHAL‘den istifade ederek anında müdahale ediyoruz" diyerek OHAL`in hangi sınıfın çıkarları için sürekli yenilendiğini açıkça ifade etmiştir. Bir çok grev "kamu güvenliği" bahane edilerek adeta yasaklanmıştır. KHK`lar ile başta kadın ve çocuk dernekleri olmak üzere çok sayıda dernek kapatılmıştır. 

KHK`lar ile yüzlerce emekçi işsiz kalmış, onlarcası intihar etmiştir. Emekçiler sosyal ölüme, açlığa mahkum edilmiştir. KHK`lar adeta iktidar tarafından kamuda çalışan muhalif kesimi yok etmek için kullanılmıştır. Özellikle "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza atan barış akademisyenleri için adeta cadı avı başlatılırken, üniversitelerin içi boşaltılmıştır. Çok değerli bilim insanı meslektaşlarımız da bu cadı avından nasibini almış gözaltılar, tutuklamalar ve işten atılmalara maruz kalmışlardır. TMMOB ve KMO haksız yere işinden edilen tüm kamu emekçileri ile dayanışma içerisinde olmuştur, olmaya devam edecektir. 

Bugüne dek gerçekleştirilen onlarca özelleştirmenin ülkeye ve emekçilere çıkardığı hesap ortadayken, iktidar şimdi de gözünü şeker fabrikalarına dikmiştir. Şeker fabrikaları aynı zamanda bir çok meslektaşımız için çalışma alanıdır. Odamız bilimden ve akıldan yana mühendisliği ön plana alarak değerlendirdiğinde de bu özelleştirmelere karşıdır.  

Kapitalist rejim, daha fazla kar hırsı, insan yaşamına verilmeyen değer ve çarpık yönetim anlayışı ile iş cinayetleri adeta savaş varmışçasına emekçilerin canını almaya devam etti. Adını koyarsak sınıf kırımı sürdü. İSİG Meclisi`nin paylaştığı raporlara göre 2016 yılında en az 1970, 2017 yılında da en az 2006 işçi hayatını kaybetmiştir. Yani binlerce yaşam öyküsü, binlerce can hayatını kaybetmiştir. İşçileri esnek ve güvencesiz işlere mahkum eden ve kuralsızlığı adeta norm haline getiren AKP iktidarı boyunca iş cinayetlerinde 20 binin üzerinde işçi hayatını kaybetmiştir.

Emekçileri sömüren yasaları yetmezmiş gibi bir de zorunlu BES ile işçinin cebindeki iki kuruşa da göz koymuştur. İşçi kiralama bürolarını yasal hale getirmiştir. KMO iş cinayetlerini önleyebilmek için, emek sömürüsüne karşı toplumsal muhalefetin tüm kesimleri ile birlikte mücadeleye devam edecektir.

Totaliter rejimler, ataerkinin en rahat genişleme alanları olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla totaliter bir rejimin ilk saldırdığı yer kadınlar, kadın hakları olmaktadır. AKP iktidarı mücadele edilerek kazanılmış haklara dahi göz koyulmaktadır. Kadın katilleri iyi hal indirimleri ve cezasızlıkla adeta ödüllendirilirken hayatını savunan kadınlar ağırlaştırılmış müebbet cezası ile yargılanmakta, tutuklanmaktadır. Kadın cinayetleri tesadüf değildir, politik ve sistematik bir saldırıdır. Kadınların AKP iktidarına cevabı direniştir. OHAL`e tüm şiddete rağmen sokakları doldurabilen kadın hareketi olmuştur. Kadınlar yasaklara karşı yaşamlarını savunmuşlardır.  TMMOB ve KMO üyesi kadınlar büyüyen harekette kadın mücadelesi ile omuz omuzadır. 

Yükselen muhafazakârlıkla beraber "genel ahlak" bahane edilerek bir çok çalışma durdurulmuştur. Bunların başında LGBTİ+ eylemliliklerinin Ankara ve İstanbul`da yasaklanmış olması gelmektedir. Bu antidemokratik uygulamanın karşısındayız.  

Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılmıştır. Çocuk istismarı üzerine korkunç rakamlar telaffuz edilirken, iktidar adeta yaşananlarda bir sorumluluğu yokmuş gibi davranmaktadır. Çocuk işçilik artmaya devam etmiştir. Cemaat yurtlarında sağlıksız koşullarda kalan öğrenciler kötü muameleye maruz kalmanın yanı sıra, niteliksiz eğitime maruz kalmaktadır. Aladağ`da bir cemaat yurdunda kalan çocuklardan 11i hayatını kaybetmiştir. KMO olarak çocukların eğitimi ve sağlıklı koşullarda büyüyebilmeleri önceliklerimizdendir.

 Keyfi gözaltılar artmıştır. Muhalefet partisinden milletvekilleri, muhalif gazeteciler, avukatlar hukuksuzca alıkonmaktadır. Halklar adalet istemektedir. Yargının bağımsızlığını istemekte, tek adam rejimine, tekliğe karşı sesini yükseltmektedir. 

TMMOB ve KMO olarak AKP iktidarı ve küresel işbirlikçilerinin Ortadoğu`da yaratmış oldukları savaşa ortamına karşı olduğumuzu ve barış içinde yaşamak istediğimizi defalarca dile getirdik ve barış demenin adeta suç sayıldığı günümüzde kimse ölmesin demeye de devam edeceğiz. Kan üzerinden siyaset yapanlara karşı barış demeye devam edeceğiz. 

Kısacası tarihimizden bugüne dek taşıdığımız emekten, barıştan, akıldan, bilimden yana siyaseti tüm baskılara karşı KMO sürdürmeye devam edecektir. Toprağın, emeğin, doğal kaynakların, kentlerin talanına, ranta, adaletsizliğe, bilim dışı uygulamalara karşı durmaya devam edeceğiz.

Baskılara karşı yaşasın örgütlü mücadelemiz.   

TMMOB KMO 46. DÖNEM GENEL KURULU 

Okunma Sayısı: 294

Tüm Haberler »

 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME