KMO

HAVAİ FİŞEK FABRİKASINDA MEYDANA GELEN PATLAMA YİNE ÖLÜMLERE YOL AÇTI!

    Yayına Giriş Tarihi: 06.07.2020  Güncellenme Zamanı: 06.07.2020 12:15:40  Yayınlayan Birim: ANKARA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 06.07.2020 12:15:29

Sakarya`nın Hendek ilçesinde bulunan bir havai fişek fabrikasında 3 Temmuz 2020 günü meydana gelen patlama ve sonucunda çıkan yangında  şu ana kadar 6 işçi hayatını kaybetti 1 işçi kayıp  ve 118 işçi yaralanmış durumdadır. İşletme dışında olanlar hariç neredeyse tüm çalışanlar bu patlamadan az veya çok zarar görmüştür. Tesisin hizmete başladığı günden bugüne 11 yıl geçmiştir ve geride bırakılan süre içerisinde çeşitli tarihlerde 6 kez patlama yaşandığı gerçeğinden yola çıkılacak olursa;

·         Ağustos 2009-------   1 ölüm, 33 yaralanma,

·         Eylül 2009------------  1 ölüm, 1 yaralanma,

·         Şubat 2011----------- 1 ölüm, 10 yaralanma,

·         Haziran 2013--------- 15 yaralanma,

·         Aralık 2014 ----------- 1 ölüm,

·         Ocak 2018-------------2 ölüm meydana gelmiştir.

11 yılda bu kadar patlama bu işyerinde iş güvenliği açısından yapılmayan, yanlış yapılan veya eksik yapılan konuların mevcut olduğu açıktır. Kağıt üzerinde alınmış kararlar olsa bile uygulamada bunlar yapılmamış ya da eksik bırakılmıştır. Patlamanın asıl nedeni uzman kişilerden ve içerisinde uzman bir kimya mühendisinin de bulunacağı heyet tarafından yapılacak olan incelemeler sonucu ortaya çıkacaktır. Yaşanan bunca patlama, ölüm ve yaralanmalardan ders alınmadığının bir başka yöndeki göstergesi ulusal basında bu konunun sıcaklığını kaybetmeye başlamasıdır. Oysa ki basın da Kimya Mühendisleri Odası Ankara, Kocaeli, İstanbul, Ege Şubeleri gibi yaşanan olayın detaylarının üzerine gitmeli ve yetkilileri göreve çağırmalıdır, böylece basının gücü bir kez daha anlaşılmış olacaktır.

Havai fişek dışında başka patlayıcıların da üretildiği tesisin daha önce tavuk çiftliği olarak kullanıldığı ve dönüşüm sırasında özellikle elektrik sisteminin, duvarların ve boyalarının yanmayan malzeme olup olmadığı, camların patlama anlarında parçalanmayan cinsten olup olmadığı araştırılmalıdır. Çalışanların üzerinde günlük kıyafetlerinin olduğu söylendiğine göre bu hassasiyetteki bir tesiste antistatik elektrik yüküne karşı alınmış bir tedbirin olmadığı anlaşılmaktadır. Koronavirüs salgını döneminde depolarda 110 ton ürün olduğu ve yeni siparişlerinde yetişmesi yönünde çalışanlara baskı yapıldığı ve bu tip işyerlerinde binalar arasının 50 metre olması gerekirken 22 metre olması ve depolardaki üretilen havai fişek ve diğer patlayıcıların çok fazla olduğu ve ısınmaması gerektiği yönünde İş güvenliği tedbirlerinin yeterince alınmadığı ve uygulanmadığı açıkça görülmektedir. Çalışanların patlamanın üretim sırasında değil depolarda olduğunu söylemesi de bunu doğrulamaktadır. Günümüzde granül barutun grafit ile kaplanarak statik elektriğe karşı korunduğu da bilindiğinden mamülün nemsiz ve serin depolama şartlarında olmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.  İşyerinde sendikanın olmadığı da düşünülürse bu tezin üzerine bir de iş güvencesi eksiği eklendiğinde standartlardan uzak bir çalışma şartları olduğu net olarak ortaya çıkmaktadır. Bu kadar eksikle bu işletme hizmet vermeye nasıl devam etmektedir, sorgulanması gereken bir başka konu da budur.

Havai Fişeğin temel bileşen maddesi baruttur, fişeğin altındaki fitil yakılır ve barutun yanıp patlamasıyla oluşan yüksek sıcaklık ve aşırı gaz itici güç olarak kullanılır ve fişek havaya fırlar. Renkler ve parlaklılar oluşması içinde kalsiyumlu bileşikler, sodyum, baryum, stronsiyum gibi kimyasal maddeler kullanılır reaksiyon için gereksinim duyulan oksijen ise Potasyum nitrat ya da Sodyum nitrat ile sağlanır.  Barutun kullanılmaya başlandığı ilk yıllarda tutuşma sıcaklığını düşürmek için kükürt kullanılırdı artık kükürt kullanılmadan tutuşma sıcaklığı ayarlanabilir hale gelmiştir. Normal şartlarda kabul edilebilir nihai ürün oluşumu gözlenirken binlerce fişeğin patlaması sonucu ortaya çıkan gaz insan sağlığı açısından tehlike arzetmektedir, bu yüzden üst solunum yollarına zarar vermemek için mümkünse solunmaması, yaşam alanlarının zararlı gaz girişlerine karşı izole edilmesi alınabilecek basit tedbirlerdir. Yakın çevre boşaltılmalı ve yangın kontrol altına alındıktan sonra yetkililerin dışındaki kişilerin bölgeye girmelerine izin verilmemelidir. Kullanılan radyoaktif bir kimyasal olmadığından bu yönde bir tehlikenin varlığından söz etmek doğru  olmayabilir.

Yaşanan  bu patlama büyük endüstriyel bir kazadır ve Türkiye SEVESO yönetmeliğini (Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkındaki Yönetmelik) 31 Aralık 2013 te resmi gazetede yayınlamış ancak günümüze kadar yürürlüğe koymamıştır. Nedensiz bir şekilde sürekli ertelenmiştir, en son 2019 yılında yönetmeliğin;

·         İşletmecinin Genel Yükümlülüğü ile ilgili 6. Maddesinin 2. Fıkrası,

·         Büyük Kaza Senaryosu Hazırlanması ile ilgili 8. Maddesi,

·         Büyük Endüstriyel Kaza Frekansının sınır değeri ile ilgili 9. Maddesi,

·         Acil Durum Planı Hazırlanması ile ilgili 13. Maddesi,

·         Kamunun Bilgilendirilmesi ile ilgili 16. Maddesi gibi konular  Temmuz 2020 tarihine kadar ertelenmiştir. Ertelenen bu çok önemli maddelere bakıldığında  yönetmeliğin asıl amacından uzaklaştırılmaya çalışıldığı görülmektedir.

                Sonuç olarak;

·         Tesiste sorumlu bir Kimya Mühendisinin etkin olarak çalıştırılması, patlama sonrası inceleme heyetine TMMOB ve TTB den uzmanların katılabilmesi,

·         Yukarıda sözü edilen ertelen maddelerinde dahil edildiği Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve    Etkilerinin Azaltılması Yönetmeliğinin acilen uygulamaya konulması,

·         Çok tehlikeli işyeri sınıfı için gerekli iş güvenliği şartları sağlanmadan işletmenin faaliyetine izin verilmemesi,

·         Yetkililerin bu ve benzer olayların yaşanmaması için gerekli tüm denetimleri düzenli olarak yapması, gerektiğinde yaptırım uygulaması, bundan önceki patlamaların raporları, alınan önlemler ve yeniden faaliyet izin şartlarının kamuoyuna paylaşılması,

·         En son Mart 2020 tarihinde yapıldığı belirtilen denetlemede bu eksiklerin tespit edilememesi ne ile açıklanabilir? Bu yüzden patlamada ihmali olanların tespit edilip cezalandırılması,

·         İnceleme sürecinin kamuoyu ile paylaşılması önem arz eden konulardır.

Hayatını kaybeden ve yaralanan işçi ailelerine bu gibi kazaların tekrar yaşanmaması umuduyla başsağlığı ve acil şifalar dileriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 05.07.2020

KMO Ankara Şube Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 51

Ankara Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME