TMMOB Tekirdağ İKK olarak; TPAO'nun Trakya'da Petrol Ve Gaz Üretimi Projesine ve buna yönelik Cumhurbaşkanlığı'nın 05.09.2026' da yayınlanan Acele Kamulaştırma kararına HAYIR diyoruz.
TPAO’nun “Trakya’da Petrol ve Gaz Üretim Projesine HAYIR”
5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile “Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) “Trakya Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi” kapsamında gerek duyulan taşınmazların (35.500 ha) acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Burada asıl amaçlanan kaya gazı (şeyl gazı) çıkarmaktır.
“Trakya Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezidir.
Stratejik bir coğrafya olup suları ve tarımsal verimliliği yüksek tarım topraklarındadır. Trakya’nın %82’si tarıma elverişli topraklardan oluşan bir ekosisteme sahiptir.
Trakya Kalkınma Ajansının verilerine göre;
Türkiye genelinde ayçiçeği üretiminin %41, çeltiğin %44’ü, kanolanın %61’i, buğdayın %15’i Trakya Bölgesinde yetişmektedir.
Kaya gazı, yerin derinliklerinde şeyl adı verilen ince taneli kayaçların gözeneklerine sıkışmış metan gazı oluşumudur. Klasik doğal gazdan farklı, gazın ayrı ve geçirgen bir rezervuarda toplanması yerine doğrudan düşük geçirgenli kayaçların içinde bulunmasıdır.
Kaya gazının çıkarılması için hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemleri kullanılır. Kayaya basınçlı sıvı (%97,5 su, %2,5 kimyasal) enjekte edilerek çatlaklar oluşturulur ve gazın kuyuya akması sağlanır.
Kaya gazı çıkarmak için açılacak her bir kuyu (çatlatma işlemi için, bir km’de en az 1 kuyu olacak şekilde) 190–380 m³ su ve kimyasallar kullanılmaktadır.
Bir kaya gazı kuyusunun verimi 15–20 yıl olduğu uzmanlarca bildirilmiştir. Bu sürede arazide yoğun bir araç trafiği olacaktır. Çevredeki tarım, otlak, orman alanları ve yerleşim yerleri toz ve eksoz kirliliği ile aşırı ölçüde kirlenecektir.
Trakya’da su kısıtlıdır. Tarım sularının hemen hemen tamamı yeraltı su kaynaklarından sağlanmaktadır. Son yıllarda Trakya’da artan sanayi ve nüfus artışı su talebini artırmıştır. İçme ve kullanma suyu yetersizliği ile karşı karşıya olan bölgede su kaynaklarının kaya gazı çıkarılmasında kullanılması durumunda ciddi sorunlar yaşanacaktır.
Kaya gazı çıkarılan arazide yoğun tahribatlar olup, topraklar özelliklerini kaybedecek ve kirlenecektir. 15-20 yıllık işletme süresi sonunda bu topraklarda tarım ve hayvancılık yapılamaz ya da verimleri ciddi düşecektir. Çiftçisi ne ekip biçecek, nasıl geçinebilecektir.
Türkiye’de kaya gazı, çıkarmak çok yönlü sorunlara ve tartışmalara neden olacaktır. Ülkemizde kaya gazı yatakları kurak bölgelerdedir. Küresel iklim değişikliği sürecinde yağış yetersizdir. Yeraltı sularının oluşturduğu boşluklar çökmekte, obruklar oluşmaktadır. Halkın var olması ve aç kalmaması için suyumuzu ve tarım alanlarımızı korumak zorundayız. Kaya gazından elde edilecek gelir, oluşacak tahribat ve su kayıplarını karşılayamaz. Aynı zamanda yüksek basınçlı su ile yapılan kaya çatlatması ve parçalanması yer sarsıntılarına neden olur. Bu durum Trakya’daki faylı arazilerde depremleri tetikleyebilir.
İngiltere, Fransa, Almanya ve Bulgaristan gibi ülkeler kaya gazı çıkarılmasını boşuna yasaklamamışlardır.
Trakya bakımından değerlendirilmesi gereken temel konu, yeni faaliyetlerin bölgenin var olan çevresel koşullarıyla birlikte yaratabileceği toplam sağlık yüküdür. Planlanan kuyuların yardımcı tesisleri, ulaşımın ve atık yönetiminin ortak etkileri yerleşim alanları, su kaynakları ve tarım alanlarıyla ilişkileri göz ardı edilmiştir.
Trakya; suyu (yağış ve yeraltı suyu) çok kısıtlı olan, yoğun bir tarım alanı (sulama suyu) ve yerleşim alanı (içme ve kullanma suyu) ve de yoğun ve plansız sanayileşme (sanayide kullanılan su) bölgesidir. Suyun yetersiz olduğu, tarım ve yerleşim/sanayi alanlarının yoğun olduğu bölgemizde kaya gazı çıkarılma girişimlerinden sağlanacak gelir, oluşacak ve geri dönüşümü mümkün olmayan nitelikteki zararları karşılayamaz.
Tam aksine halkın aç kalmasına, göç etmesine neden olur. Bu nedenle de konuyu rant için değil milletin varlığı ve devamlılığı (üstün kamu yararı) açısından değerlendirmek gerekir.
Sonuç olarak;
- Kaya gazı arama ve üretim sürecine ilişkin kararlar, toplum sağlığı, tarımsal verimlilik ile su-çevre üzerindeki etkileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
- Cumhurbaşkanı kararı, vatandaşların Anayasal Mülkiyet Hakkı ile Çevre Hakkı'nı ihlal etmesi nedeniyle Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Çevre Yasası'na aykırıdır.
- Bu karar, Acele Kamulaştırma içeriği yönüyle de Anayasa'ya, Kamulaştırma Yasası ve Danıştay Kararlarına aykırıdır.
Bu nedenle bu kararın bir an önce iptal edilmesi gerekir.
Bu mücadele büyük katkısı olan değerli hocamız Prof. Dr. Doğan KANTARCI ve hukuki destek veren Av. Güneş GÜRSELER’e destekleri için minnettarız.
TMMOB Tekirdağ İKK
Trakya Platformu Tekirdağ Yürütme Kurulu
- Yayına Giriş Tarihi
- 14.10.2026
- Güncellenme Zamanı
- 14.10.2026
- Okunma Sayısı
- 86