Kimya Mühendisleri Odası uyarıyor. Artan gıda zehirlenmeleri ehil kişilerce yapılacak denetim ve tüm gıda işletmelerinde eskiden olduğu gibi kapasitesine bakılmaksızın istihdamı zorunlu personel çalıştırılmalıdır.
Adıyaman, Sakarya, Rize ve İstanbul’da son haftalarda yüzlerce kişi benzer yakınmalarla hastanelere başvurmuş; İstanbul’da 12 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirmesi ise sağlıklı gıdaya erişimdeki sorunların çocuklar için ölümcül sonuçlar doğurabileceğini acı biçimde göstermiştir. Bu vakaların ortak noktası, “çiftlikten çatala” uzanan gıda zincirinin herhangi bir aşamasında yeterli ve etkin kamusal denetimin çalışmadığını ortaya koymasıdır.
Sağlıklı gıdaya erişimin bozulmasında ekonomik kriz belirleyici hâle gelmiştir. Üreticiler artan girdi maliyetleri nedeniyle ruhsatsız, kaçak veya doz aşımı pestisit ve veteriner ilacı kullanımına yönelmektedir. Halkın alım gücünün düşmesi, ucuz ve denetimsiz gıdaların tüketimini artırmaktadır. Besinlerin bozulmaya elverişli koşullarda saklanması ve taşınması riski büyümektedir. Küçük işletmelerde hijyen ve gıda yönetim sistemleri son derece yetersizdir.
Zehirlenmelerin büyük çoğunluğu hijyen eksikliği, uygunsuz gıda saklama koşulları nedeni ile gerçekleşmektedir. Özellikle gıdaların 5°C ile 63°C arasındaki ‘Tehlikeli Sıcaklık Bölgesi’nde uzun süre bekletilmesi, bakterilerin hızla çoğalmasına ve kısa sürede tehlikeli düzeylere ulaşmasına neden olmaktadır. Soğuk zincir kırılmaları ve yetersiz pişirme uygulamalarının riskleri büyütmektedir. “Et, tavuk ve deniz ürünleri gibi yüksek riskli gıdaların iç sıcaklığının minimum 75°C’ye ulaşmaması, patojen mikroorganizmaların hayatta kalmasına yol açmaktadır. Bu durum zehirlenme vakalarının en kritik nedenleridir.
Ambalaj açıldığında koruyucu bariyer kalktığı için süt ve süt ürünleri 3–7 gün içinde tüketilmelidir. Şişmiş ambalajlar mikrobiyal aktivite veya toksin oluşumunun göstergesidir. Böyle bir ürünü tüketmek botulizm gibi ağır sonuçlara yol açabilir bu tür gıdaları asla tüketilmemesi gerekmektedir. Küçük ölçekli işletmelerde hijyen standartlarının daha çok ihmal edilebilmektedir. Dar alanlar çiğ ve pişmiş gıdaların ayrılmasını zorlaştırıyor. Yetersiz havalandırma, uygun olmayan soğutucular, personel sirkülasyonu ve hijyen eğitimlerinin eksikliği küçük işletmeleri yüksek risk grubuna sokmaktadır. Zehirlenme şüphesi görünen bireyler hızlı şekilde sağlık kuruluşuna başvuru yapmalıdır. Aynı zamanda şüpheli gıda örneği mutlaka izole edilmeli, ambalaj bilgileriyle birlikte kayıt altına alınmalı ve analiz için laboratuvara gönderilmelidir.
Her 16 Ekim Dünya Gıda Gününde vurguladığımız gibi güvenli gıdaya erişim her insanın vazgeçilmeyecek hakkıdır. Devlet, mekanizmaları ile halk sağlığının korunması için güvenli gıdaya erişimde başat rol oynamaktadır.
Vakaların azaltılması için denetim süreçleriyle birlikte, üretim, işletme ve tüketim aşamalarında farkındalık şarttır. Ayrıca, yerel yönetimlerin denetim yetkileri güçlendirilmeli, rutin ve habersiz denetimler yaygınlaştırılmalıdır.
Gıda analiz laboratuvar sayısı ve denetim kapasitesi artırılmalı, gerçek zamanlı erken uyarı sistemleri kurulmalıdır.
Üretimden tüketime tüm gıda zinciri şeffaf, izlenebilir ve dijital olarak takip edilebilir hâle getirilmelidir. İstihdamı zorunlu personel çalıştırma zorunluluğu kapasitesine bakılmaksızın tüm gıda işletmelerinde eskiden olduğu gibi tekrar hayata geçirilmelidir.
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
- Yayına Giriş Tarihi
- 29.11.2025
- Güncellenme Zamanı
- 30.11.2025
- Okunma Sayısı
- 54