KMO

TMMOB VE BAĞLI ODALAR OLARAK KANAL İSTANBUL YENİ PLANINA DAVA AÇTIK

    Yayına Giriş Tarihi: 29.09.2020  Güncellenme Zamanı: 29.09.2020 15:03:59  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 29.09.2020 15:03:45

TMMOB`a bağlı onbeş meslek odası, Kanal İstanbul projesinin iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine dava açtı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilen dilekçede, “6306 Sayılı Kanun’un ilgili maddesi gereği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tanımlanan plan onaylama yetkisi yönünden dava konusu işlem yasal dayanaktan yoksundur” denildi. Dilekçede ayrıca projenin ne tür sorunlara yol açacağı ayrıntılı bir şekilde anlatıldı.

Kanal İstanbul Projesi için hali hazırda açılan dava sürerken askı sürecinde plana yapılan itirazların değerlendirildiği gerekçesiyle hazırlanan İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği‘nin 22 Haziran 2020 tarihinde onanarak askıya çıkarılması üzerine; TMMOB ve odamızın da içerisinde olduğu bazı odalar afet risklerini arttırarak kent güvenliğini daha da zayıflatan değişikliğe de dava açtı.

Kanal İstanbul Projesi için hazırlanan ve 23 Aralık 2019 tarihinde onanan İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği 30 Aralık 2019 tarihinde askıya çıkmış; ekolojik sürdürülebilirlik, şehircilik ve planlama teknik, ilke ve esasları ve kamu yararına aykırılık taşıyan plan değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB ve Odalar tarafından  dava açılmıştı.

Açılan dava sürerken askı sürecinde plana yapılan itirazların değerlendirildiği gerekçesiyle hazırlanan İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği 22 Haziran 2020 tarihinde onanarak askıya çıkarıldı.

Esasa ilişkin gerek TMMOB ve Odalar gerekse de bilimsel ve akademik çevreler tarafından sunulan hiçbir itirazı karşılamayan; doğal ve yapay çevreye büyük yükler bindiren; afet risklerini arttırarak kent güvenliğini zayıflatan; İstanbul Metropoliten Alanının ve Trakya bölgesinin tüm ekosistemlerini baskılayan; su havzaları ile tarım ve mera alanları, orman alanları, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları üzerinde önemli tahribatlara yol açan; İstanbul`u ve tüm Trakya bölgesini gıda ve su hakkından mahrum bırakan hususlara ilişkin herhangi değişiklik içermeyen; aksine bizatihi kendi amacına aykırılık içeren; yetki yönünden hukuka uyarlık taşımayan; Üst Ölçeği Olan 30 Aralık 2014 onanlı İstanbul Bölge Planı`na ve 2009 onanlı İstanbul Çevre Düzeni Planı`nın birçok ilke, hedef ve kararına aykırılık barındıran; Plan Değişikliği Raporunda benimsenen ilkelere aykırılık teşkil eden; Uluslararası Anlaşmalar başta olmak üzere Anayasal ve yasal hükümlere, kamu yararına, bilimsel gereklere aykırılıklar taşıyan; planlama tekniklerine, şehircilik ilke ve esaslarına, planlama mevzuatına aykırı 22 Haziran 2020 tarihinde onanan İstanbul İli, Avrupa Yakası, Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği`nin de iptali istemiyle TMMOB ve Odalar tarafından dava açılmıştır.  

Terkos havzasının etüt edilmediği belirtilen dava dilekçesinde şu ifadeler yer aldı:

TERKOS TUZLANACAK

"Dava konusu plan değişikliği raporunun Topoğrafya başlığı altında yer alan Yükseklik Analizi haritası incelendiğinde, planlanan ‘Su Yolu`nun Terkos`a teğet bir noktadan geçeceği, bu geçiş sırasında havza topoğrafyasını büyük ölçüde bozacağı ve Sazlıdere havzasının yaklaşık 2 katı kapasiteli Terkos`un su kapasitesini olumsuz yönde etkileyebileceği anlaşılmaktadır. Plan değişikliği, Terkos`un tuzluluk oranında da yükselmeye sebep olacaktır. Bu etkiler, dava konusu plan raporunda analiz edilmemiştir. Aynı şekilde, diğer bölgeler için de 1/100 000 ölçekli planın geçen 10 yıllık süre açısından değerlendirilmesi yapılmamış, böyle bir ihtiyacın olup olmadığına yönelik veriler ortaya konmamıştır. İlgili kurum ve kuruluşların bu konudaki görüşlerine de başvurulmamıştır."

ÜÇ AKTİF FAY HATTI BULUNUYOR

Kanal güzergahında üç aktif fay hattı bulunduğu, depremin yanı sıra, tsunami riskinin de olduğuna vurgu yapılan dilekçede doğal ve yapay risklerin üretildiği ifade edildi. Dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile su toplama havzalarının, Kentsel Gelişme Alanı, Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı, Su Yolu olarak planlandığı, böylelikle, su havzaları üzerine yoğun bir yapı ve nüfus baskısı getirildiği savunulan dilekçede meslek odaları, Sazlıdere Barajı`nın içme suyu kaynağı olmaktan çıkacağına dikkati çekti.

Dilekçede "Buradan da anlaşılacağı üzere, halihazırda su fakiri İstanbul‘un, özellikle de Avrupa yakasının su kaynakları önemli ölçüde yok olacak, temel haklardan olan yaşam hakkı, su hakkı halkın elinden alınacaktır. Stratejik rezerv olarak muhafaza edilen yeraltı suları da kapsamı İstanbul ile sınırlı kalmadan, Trakya`da ve Marmara Bölgesi bütününde tuzlanma nedeniyle kullanılamaz duruma gelecektir" denildi.

TRAKYA İÇİN BİR YIKIM

11 bin 37 hektarlık tarımsal niteliği korunacak alanın 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile çeşitli adlar altında yapılaşmaya açıldığı belirtilen dilekçede, "Ekolojik açıdan hassas bir bölge üzerine bu derece ağır fonksiyonların üst üste yığılması, İstanbul ve Trakya bölgesi için kaçınılmaz bir yıkım ve son anlamına gelmektedir" denildi.

Dilekçede şu görüşlere yer verildi:

"Yapılacak olan kanal ile Karadeniz`den Marmara`ya doğru, tek tabakalı su akışı olacağı anlaşılmaktadır. Karadeniz`den besin ve organik maddece zengin sular Marmara Denizi`ne kısa sürede ulaşacaktır. Marmara Denizi ekosisteminin böyle yükü kaldırması mümkün değildir; dolayısıyla kirlilik hızla artacaktır. Karadeniz`in su düzeyinde 18-21 santimetrelik bir alçalma, Marmara Denizi ekosistemi için bir ekolojik yıkım olacaktır. Küçükçekmece Gölü tuzlu suya dönüşecek, tuzlu suya uyum sağlayamayan tüm göl ekosistemi yok olacak. Yaşam alanları Küçükçekmece Gölü ve çevre havzaları olan çok sayıda canlı türünün yaşamı tehlikeye girecek. Karadeniz`in tuzlu suyu Terkos Gölü`ne karışacak.

BALIKLARIN ÖLÜMLERİNE SEBEP OLACAK

"Karadeniz`de yapılacak kıyı dolguları kanal hafriyatından çıkacak malzeme ile teşkil edilecektir. Karadeniz`de kıyı dolgusu, konteyner limanı ile kanal girişini koruyacak dalgakıranların dolguları için denize dökülecek materyaldeki kil bölümü suda yüzecektir. Kil bölümü balıkların solungaçlarını tıkayıp, ölümlerine sebep olacaktır. Karadeniz hamsisinin ve diğer balıkların göç yolu buradan geçmekte olduğundan, bu dolgular nedeniyle birçok balık türü ortadan kalkacak, dolayısıyla deniz eko-sistemi bozulacaktır.

"Küçükçekmece`nin Marmara kıyısında bulunan Kibrithane kanal yapımından etkilenecek. Fabrikanın geç Osmanlı dönemi endüstri mirası olarak tescilli ve yasalara göre korunması gereken önemli bir eser. Afrika`dan göç ederek Boğazları aşan ve Avrupa`ya yönelen ilk insanların konakladıkları Yarımburgaz Mağarası kanal nedeniyle risk altında. Bütün bu emeklerin ve güzelliklerin, yararı net olarak tanımlanamayan bir kanal için yok edilmesi, dağıtılması İstanbul ve Türkiye için büyük bir felaket olacaktır."

 

Okunma Sayısı: 235

Tüm Haberler »

 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME