KMO

ARTIK YETER, KİMYA MÜHENDİSLERİNİ VE MÜHENDİSLİK HİZMETLERİNİ ÖNEMSEYİN!

    Yayına Giriş Tarihi: 24.11.2008  Güncellenme Zamanı: 26.02.2013 14:33:25  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Artık Yeter, Kimya Mühendislerini ve Mühendislik Hizmetlerini Önemseyin!

 HALKIMIZA VE KAMUOYUNA

Artık yeter, Kimya Mühendislerini ve Mühendislik Hizmetlerini Önemseyin!

Değerli basın emekçileri;

Sizlerinde bildiği gibi, son iki günde ardı ardına gelen iki haberle yeniden sarsıldık.

Birinci haber;

"Karaköy İskelesi şiddetli lodos yüzünden battı"

Karaköy İskelesi; her biri 50 tondan fazla yük taşıyan, 16 çelik konstrüksiyon (yapı) üzerine kuruludur. Duba olarak adlandırılan bu taşıyıcılar, iskelenin su altında kalan kısımlarıdır. Genelde metal veya metal alaşımları olarak bilinen bu dubalar, bulundukları ortam koşullarına göre zaman içerisinde aşınırlar. Bu durum metallerin; kimyasal ve fizikokimyasal yapılarının bozulması, tahrip olması, kısacası korozyona uğraması olarak tanımlanır. Korozyona uğrayan her metal, doğal olarak çok hızlı bir şekilde dirençlerini ve dayanıklılıklarını yitirirler.

Günümüzde taşıyıcı olarak deniz, toprak veya betonda kullanılan bu metallerin;

a) Aşınma durumları ve korozyon kayıplarını belirlemek,
b) Katodik koruma olarak bilinen yöntemlerle engellemek ve geciktirmek,

teknik açıdan mümkündür.

Bizim bildiğimiz, özelleştirme öncesi, Karaköy iskelesinde korozyona karşı katodik koruma sistemleri mevcuttu.

Sorulması gereken soru: Özelleştirme sonrasında iskeleyi alan kuruluş, gerekli özeni göstermiş midir? Teknik inceleme ve ölçümleri yapmış mıdır? Eğer yaptı ise gerekli önlemleri almış mıdır?

Basına yansıyan haberlere göre, yetkililerin bakım ve onarım yaptıkları, hatta 150 milyon YTL harcadıkları haberi, bizce inandırıcı değildir.

İlgili kuruluşun, son yaptığı bakım ve onarım projelerini, bakım-onarım sırasında yaptığı işlemleri, özellikle (bakım-onarıma esas olacak) katodik koruma ölçümlerini, potansiyel değerlerini ve bu işi hangi teknik eleman veya mühendise yaptırdığını, açıklanması gerekmektedir.

Özellikle ölçümleri yapan uzmanın, yine bakım ve onarım faaliyetlerinden sorumlu elemanın, bir teknik personel, yani mühendis olup olmadığı, bir meslek örgütü olarak bizim için ayrı bir önem taşımaktadır.

Sevgili basın emekçileri;

Bizleri sarsan ikinci haber ise;

"Hatay‘da biyodizel üretimi yapılan tesiste patlama çıktı, 3 kişi öldü, 5 kişi yaralandı." haberidir.

İddialara göre; kaynak yapımı sırasında sıçrayan kıvılcımlar nedeniyle meydana gelen patlamayla birlikte yangın çıkmıştır. Biyodizel ve boya malzemelerinin bulunduğu variller birbiri ardına patlamış ve çıkan yangın sonucunda tesis büyük bir gürültüyle çökmüştür.

Değerli arkadaşlar;

Bizim için bu işletme mesleğimizi icra edebileceğimiz, iyi uygulama alanlarından biridir. Yıllarca kimyasal maddeler ve etkileşimleri üzerine eğitim aldık. Hangi maddenin, hangi madde ile depolanacağı, taşınacağı ve işleneceği ana konularımızın başında gelir.

Bu yüzden soruyoruz;

İşletme de, parlayıcı ve patlayıcı maddeler, yangın ve önlemleri konusunda gerekli standartlara, ilgili mevzuat ve yönetmelikler uyulmuş mudur? İşletmenin yer seçimi doğru mudur? Tehlike kaynakları üzerinden risk değerlendirmeleri yapılmış mıdır? Yine işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu teknik personel mevcut mudur? Kısacası, işletmenin sorumlu müdür olarak istihdam ettiği bir Kimya Mühendisi var mıdır? Kaynak yapıldı ise, kaynak yapan işçiye, eğitimini kim vermiştir?

Yoksa işte ne yazık ki, demeye dilimiz varmıyor.

Eğer işletmenin sorumlu mühendisi varsa, ilk haberdeki gibi, bir meslek örgütü olarak bizim için ayrı bir önem taşımaktadır.

Sevgili basın çalışanları;

Biz teknik elemanlar, eğitim sürecimiz boyunca halkımızın emekleri sonucunda biriktirdiği değerler üzerinden yetiştiriliyoruz. İstatistikler göre bir mühendisin, mühendislik eğitimi sırasınca ailesine ve ülkesine yıllık maliyeti 8 ile 12 bin dolar arasındadır. Takdir edersiniz ki; yoğun ve zorlu bir eğitim süreci sonrasında mezun oluyoruz,

Ya sonra?

Her yıl işsizler ordusuna katılan (diğer mühendisleri bilmediğimiz için yorum yapmayalım), Kimya Mühendisi sayısı yaklaşık 800‘ü buluyor.

Ya sonra?

Sırf teknik personel olmadığı için verimsiz çalışan işletmeler, iç sarsan ve basit olarak geçiştirilebilecek ancak onlarca insanımızın hayatına mal olan kazalar, teknik personel alt yapısı olmadığı için batan onlarca işyeri.

Yine tüketmek zorunda olduğumuz denetimsiz gıdalar, teknolojide ve üretim girdilerinde tamamen dışa bağımlı hale gelmiş sanayi tesisleri, boşa giden milyarlarca dolarlık ülke kaynakları, vs, vs, vs.

Ya sonra?

Kaynakları talan ve heba edilmiş, havası kirli, çevresi kirli, suyu kirli, toprağı kirli, kısaca kimyası bozulmuş bir ülke. "Türkiye"

Sevgili basın mensupları;

Biz bunun bir kader olmadığını söylüyoruz. İnsanlarımızın birikimleri ve emeklerini kullanarak yetiştik. Dolayısı ile üzerimizdeki vebali kaldırmak ve bizim için yapılan yatırımların karşılığını vermek istiyoruz. Mesleğimizin gereğini yapmak ve üretmek istiyoruz. Üreterek, ülkemize ve halkımıza değer katmak istiyoruz.

Özellikle kriz günleri yaşadığımız, tam da bu günlerde, krizi fırsata dönüştüreceğini söyleyen Sayın Başbakana şunu öneriyoruz: Rant ekonomisini bırakın, özelleştirmelerden vazgeçin, üretim ekonomisine geçin.

Çözüm; kendi yerli kaynaklarımızın etkin ve verimli kullanımı ile mümkündür.
Çözüm; yerli üretimi, yerli teknolojiyi, yerli hammadde ve yerli istihdamı esas almakla mümkündür.
Çözüm; ülkemize, insanlarımıza inanmakla ve toplumsal barışı esas almakla mümkündür.
Çözüm; sanayiden istihdama, tarımdan çevreye, eğitimden bilim ve teknolojiye, sağlıktan sosyal güvenliğe, bütünlükçü bakmakla ve buna uygun politika üretmekle mümkündür.

Değerli arkadaşlar;

Son söz olarak; ilk sözümüzü yineliyor ve katılımınız için hepinize saygılarımızı sunuyoruz.

Artık yeter!
Kimya Mühendislerini ve Mühendislik Hizmetlerini Önemseyin!

TMMOB
Kimya Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Adına
Mehmet BESLEME
KMO Yönetim Kurulu Başkanı

Okunma Sayısı: 295

Tüm Haberler »

 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME